26 Tem 2017

Anton Çehov

"Evet efendim. Evlenmek için vakit hiçbir zaman geç değildir. Ben kırk sekiz yaşında evlendim. Geç kaldığımı söylüyorlardı, ama sonra anlaşıldı gerçek: Ne geç kalmıştım, ne de acele etmiştim. Hiç evlenmemem gerekirmiş.."

Le Cirque, 1926, Antoine (Anto) Carte.


Arının evini yıkan, balın tatlılığıdır.
|

Karamanlı Nizami
Kapanana dünya ilişemezdi.



Murathan Mungan

Schubert ~ Death and the Maiden - II (Andante con moto)

Denize düşmüş , çırpınan ve boğulmakta olan kimseye :
"Yüzme bilmiyordun madem niye girdin denize " deme !..
Önce onu boğulmaktan kurtar !
Sonra nasihat edersin.



Ahmet Şahin Uçar
İlgili resim
Chuck Palahniuk
from Tell-All
― Toni Erdmann (2016)
Winfried: You do this, you do that. And in the meantime, life just passes by. But you only realize that afterwards. In the moment itself it’s not possible.

25 Tem 2017

Bir yorgunluk düşün,
kendinden razı…

İbrahim Tenekeci

Maureen O'Hara

Maureen O'Hara
You force yourself to get up. You force yourself to put one foot before the other, and God damn it, you refuse to let it get to you. You fight. You cry. You curse. Then you go about the business of living. That’s how I’ve done it. There’s no other way.


Elizabeth Taylor
As I grow older, I pay less attention to what people say. I just watch what they do.
Andrew Carnegie

1 Tem 2017

Montaigne

Bazen kendi kendine konuşmak,
bir insanla konuşmaktan daha iyidir…

centuriesbehind:
“♚
”
İnsanların gündelik hırsları komik geliyor bana, hayatı ciddiye almıyorum. Yaşamlarına bir kez bile dışarıdan bakamamış insanların, gerçekten dürüst olabileceğine inanmıyorum. Böyle insanları sevmiyorum, onlar da beni. Her şey karşılıklı.

Tezer Özlü
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, takım elbise ve yazı

19 Haz 2017

John Steinbeck

I wonder how many people I’ve looked at all my life and never seen.

Learning to ignore things is one of the great paths to inner peace.

Robert J. Sawyer

18 Haz 2017

Caspar David Friedrich

romanticism-art:
“Woman on the Beach of Rugen via Caspar David Friedrich
”
Örneğin düşüncelerimi biriyle paylaşmam yıpratıyor beni. Ruhum darbe alıyor, zedeleniyor.
Oysa iyi biliyorum ki bu kuru kalabalığa söylenecek bir tek şey yok. Paylaşmak acı çekmenin kibar bir dille ifade edilmiş şekli o kadar.



Dante

Tarkovsky

İlgili resim

Lale Müldür

İnsanlara dayanmak gerekiyor. İnsanlara dayanmak; kişinin yüreğinde açık bir ev saklaması, bu güzel bir şey ama çok fazla bir şey de değil. ‘Soylu misafirperverliğe yetenekli öyle yürekler var ki’ diyor Nietzsche, 'pencereleri ve panjurları hep kapalıdır; en iyi odaları boş tutarlar.’ Niye öyle yaparlar ? Çünkü 'dayanmak’ zorunda kalmayacakları misafirleri beklerler.

Richard Wagner - Lohengrin - Prelude

Hemen peşinden de kendimi uğuldayan binlerce kelimeden artakalmış binlerce kelime tadındaki bir boşluk, bu boşluğa sığmayan bir sarhoşluk, bir tutku ve umut halinde palas pandıras dışarıya attım..


Hasan Ali Toptaş
Kendimi zamana yaydım.


Tarkovsky

Richard Wagner - Tristan und Isolde, Prelude

Whenever anyone has offended me, I try to raise my soul so high that the offense cannot reach it.


Rene Descartes

Film: September Affair 1950

Yönetmen: William Dieterle
1950
Oyuncular: Joan Fontaine, Joseph Cotten









3 Haz 2017


İhtiyarlığın güzel yanı şu, ağzına geleni söyleyebiliyorsun, insanlar sadece gülüyor.



 Emrah Serbes
― Our Little Sister (2015)
“I suddenly realised it just wasn’t where I belonged.”
Dünya , geçilmesi gereken köprü ; tabir edilmesi gereken rüyadır




Muhyiddin İbn Arabi


Hasan Ali Toptaş

Bir bildiğin varsa şimdi söyle derim ben. Çünkü sabaha geç kalabilirsin. Şunu da unutma ki, yeryüzünde gecikmişliğin ilacı yoktur.
@unabridgedbookstore
by Charles Bukowski

Soundtrack of Marco Polo Tv Series - Ennio Morricone - 1982

Henry Miller

Now people are books to me. I read them from cover to cover and toss them aside. I devour them, one after the other. And the more I read, the more insatiable I become. There is no limit to it.




“Çok şeyler biliyorlar Olric, çok farklı şeyler biliyorlar. Kimi, pencerenin yanında oturmayı akıl ediyor, kimi ön tarafta yerim olsun diye diretiyor. Kimden ne zaman öğrendiler bu kadar bilgiyi? Bazısı sigara içiyor: öyle olur olmaz bir marka değil, kendi istediği sigaradan içiyor. Bazıları da, yol uzundur diye, bir sürü gazete, dergi alıyor otobüse binmeden önce. Gazete satanlar biliyorlar onların ne çeşit dergileri istediklerini; hemen koltuklarının altındaki yığından, kılıç çeker gibi çıkarıveriyorlar. Sen o dergilerin daha adını bile duymamışsın; şöyle ikiye katlayıp uzatıyorlar bir anda. Zehirlenmeden sigara içmek için ağızlıklar, saymak için tespihler satıyorlar; çakmağını dolduruyorlar, içine taş koyuyorlar. İhtiyaç sahipleri ve onlara ihtiyaçlarını temin için didinenler. Bu işler ne kadar uzak geliyor bize. Aralarındaki gizli bağı göremiyoruz. Sen tam, bu adam elindeki eşyayı kime satar, diye düşünmeye başlarken birden başka bir adam, beklenmedik bir adam elini kaldırıyor, ver bakalım bir tane, diyor. Yağmurlu havalarda ayakkabı boyacıları vapura binmiyor; herkes işini biliyor bizden başka. Ben bütün insanlara hayranım Olric. Bütün satıcılar, biletçi yanlarından geçerken nasıl gülümsemek gerektiğini ve arkasından nasıl küfredileceğini biliyorlar. Biletçi de işini biliyor: atarım sandığınızı denize bir daha görürsem, diyor. Nasılsın arkadaş, bir sigara ister misin? demiyor mesela. Benim yanımdan geçerken de saygılı bir tavır takınıyor. İçlerinden bir tanesi bile görevini şaşırsa, kim bilir ne karışıklık çıkar. Vapur altüst olur. Hepimiz denize dökülürüz. Oysa hepimiz her şeyi çok iyi biliyoruz. Bizi artık kimse tutamaz Olric. ..."


Oğuz Atay

Bluebells ... Sir Lawrence Alma-Tadema


30 May 2017

8

Gök yarılmış ve o gün bitkin bir hale gelmiştir. Melekler onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) yüklenir. (el-Hâkka, 69/16,17).




And the heaven will split [open], for that Day it is infirm. And the angels are at its edges. And there will bear the Throne of your Lord above them, that Day, eight [of them].

You ever do the right thing and you know it’s the right thing, but it leaves you feeling horrible?


Rick Riordan

Gabriel Fauré - Requiem : 'In Paradisum'

26 May 2017

Hiçbir şeye sesini çıkarmazdı, ama içinde, sesini çıkarmadığı şeylerin sesi birikirdi. Bir ses kumbarası gibi tıka basa dolardı içi: Söyleyemediği, üzüldüğü, yokluğunu hissettiği, anlayamadığı, yüzleşemediği, kızdığı, alındığı, göstermediği gözyaşlarının sesiyle. Bütün sesler, kim bilir nasıl bir infilakla metal, parlak gülleler olarak ortalığa saçılacakları günü dipte, haince göz kırparak,sinsice beklerdi.

Filiz Özdem

Gabriel Garcia Marquez

Hafizamızın ziyarete kapalı karanlık mezarlığında
nice sevilenler yatıyor…

İlkin zevkleri, sonra tutkuları, sonra umutları ve en son korkuları ölür insanın. O zaman bizde ölürüz. Öldüğümüzü anlamadan ölürüz. Yaşadığımızı da anlamamışızdır zaten. Usul usul ölürüz; azar azar yaşar, usul usul ölürüz.

Murathan Mungan

3 May 2017

Felix Weingartner Serenade for String Orchestra

Tarkovsky

Dünya üzerindeki ülkeleri gezmek sadece sembolik bir yolculuktur. Nereye giderseniz gidin, hala kendi ruhunuzu arıyorsunuzdur.

Ahmet Hamdi Tanpınar

Rıhtımda uyuyan gemi,Hatırladın mı engini?
Gidip de gelmeyenleri,
Beyhude bekleyenleri?..

Faust

Heyhat, yanmaz kanatlarım olsun, hep güneşi takip edeyim ve karanlığı hiç yaşamayayım. Bunu ne çok istiyorum! Fakat ruhun kanatları nerede satılır bilmiyorum…


Goethe

She took a step and didn’t want to take any more, but she did.

Markus Zusak

Winslow Homer - The Morning Bell, 1871

Ave Maria by Giulio Caccini

Hasan Ali Toptaş

Büyük ihtiyaçların küçüldüğü, küçük ihtiyaçların büyüdüğü döneme yaşlılık diyorlar.
There are too many books I haven’t read, too many places I haven’t seen, too many memories I haven’t kept long enough.


Irwin Shaw

Joaquín Sorolla - Fishing Nets


26 Nis 2017

 Kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin.


 Andrey Tarkovski

Girl with Apples, 1979 Michael Taylor

Girl with Apples, 1979 Michael Taylor/British b.1952
 Zayıflık kutsal, güç ise değersizdir. İnsan doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğünde güçlü ama çürümüştür. Çürümek ve güç, ölümün yoldaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık ise varlığın tazeliğini ifade eder. Bundan ötürü sertleşen kaybediyor demektir.


 Andrey Tarkovski

Hep yarınları bekledi bu insanlar, geldiğini hiçbir zaman fark etmediler.


Erdem Bayazıt
Her kim ki birisi size birini kötülüyor, bilin ki sizi de bir başkasına kötüleyecektir

25 Nis 2017

We’re all just walking each other home.



Ram Dass
God bless the lost, the confused,
the unsure, the bewildered, the puzzled,
the mystified, the baffled, and the perplexed.
Amen

Hector McDonnell

lilithsplace:
“Late Afternoon, Cyangugu, Rwanda - Hector McDonnell (b. 1947)
”
Yediremez insan kendine. Hele bir kere yalnız ve özgür yürümenin ne tuhaf bir şahanelikte olduğunu öğrenmişse... Bu yalnızlık şahane olmadığı zaman bile artık beceremez yalvarmayı kimseye. Gönlünü eğemez insan, boynunu düşüremez, ellerini bükemez. Eğilip bükülemeyen kırılır. Kırılan dökülür. Dökülen suya karışır. Sokaklarda biriken yağmur suyuna. Belki bu yüzden, suya karışıp silikleştiği için yüzü, artık yalnız yürüyenin adını kimse söylemez. Saçak altı insanları kaybedenleri sevmez.
Some people will love you for you. Most will love you for what you can do for them, and some won’t like you at all.



Rita Mae Brown
Görüntünün olası içeriği: yazı
https://gaiadergi.com/hazar-denizinde-bir-adada-yalniz-yasayan-azerbaycanli-vitali-ile-roportaj/

22 Nis 2017

We travel for romance, we travel for architecture, and we travel to be lost.


Ray Bradbury

Hallac-ı Mansur, cezbe ve sekir halinde söylediği ve mazur bulunduğu Ene’l-Hak cümlesi yüzünden idama mahkûm edilir. Onu asılacağı meydana getirdiklerinde etrafta mahşerî bir kalabalık vardır. Hallac-ı Mansur darağacını görünce güler ve kalabalık arasında gördüğü dostu Şibli’den seccade isteyerek iki rek’at namaz kılar. Ardından şöyle duâ eder: “Allahım burada senin dinin uğruna gayrete düşüp beni öldürmek için toplananların suçlarını affet.”

Bu esnada kalabalık içinden özellikle düşmanları, fırsat bu fırsat diye Hallac-ı Mansur’a taşlar atarlar. Hallac-ı Mansur bunlara ah bile demez hatta tebessüm eder, ama dostu Şibli ağlayarak kırmızı bir gül atınca Hallac-ı Mansur inler ve şöyle der: “Taş atanlar avam takımı, bilmiyorlar, halden anlamazlar. Onların taşı bizi incitmez ama halden anlayan bir dostun attığı gül bile bizi incitti, canımızı acıttı.”

20 Nis 2017

I think it’s important to realize you can miss something, but not want it back.


Paulo Coelho
You can’t get away from yourself by moving from one place to another.


Ernest Hemingway

Erden Cantürk

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, şapka ve yakın çekim


Fotoğraftaki isim Milas'ın Çomakdağ köyünden 1911 doğumlu Merve Akdemir. Bu fotoğraf, sahibi Erden Cantürk 'e National Geographic ödülünü kazandırdı.

Ve yine o insanlar öldüğü zaman her şey, aradan bir perde sıyrılmış gibi düşten gerçeğe dökülür: “Üzerinden örtünü (perdeni) kaldırdık. Bugün gözlerin daha keskindir”, (Kaf, 22).


Stephen King

Bana tek başına bir kadın veya erkek göster, sana bir aziz göstereyim. Sayıları ikiyi bulursa, âşık olurlar. Üç olursa, “topluluk” adını verdiğimiz şirin oluşum meydana gelir. Dört kişi olurlarsa bir piramit inşa ederler. Sayıları beş olursa biri dışlanır. Altı kişi olduklarında önyargıyı tekrar icat ederler. Yedi kişi olurlarsa yedi yılda savaşı tekrar icat ederler, insan. Tanrı’nın yeryüzündeki yansıması olabilir, ama insan toplumu, şeytanın yansımasıdır ve daima eve dönmeye çalışır.

18 Nis 2017

İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar ama
En büyük ilim, nasıl ve ne zaman susulması gerektiğini bilmektir.



Lev Tolstoy.