7 Oca 2012



yormak istemiyorum artık kimseyi yorgunum zira!
kelimeleri yanyana getiresim yok kendimi anlatmak için.
yeni bir alfabe arıyorum konuşabilmek için. hiç söylenmemiş sözler duymaya ve yeniden cümleler kurmaya ihtiyacım var.
yetmiyor bildiklerim…
Can Yücel

Hayalkırıklığı

Francis Danby

Suskunlar

Herşeyi bilmek için, belki de hiçbir şey bilmemek gerektiğinden, ademoğullarından bazıları, bildikleri her şeyi unutmaya hayatlarını adadı.
İ.O.Anar

6 Oca 2012



Bir insanın sana neler verebileceği değil, senin için nelerden vazgeçeceği önemlidir.
Georg Wilhelm Hegel



ve senin kötü kalbinden

Bir şeyi yanlış anladığımızda, sakladığımız arzularımızın da ipuçlarını veririz. Bir şeyi yanlış anlamaktan ölesiye korkmamızın nedeni bu.

Emrah Serbes


Yollarda. Okurken. Pencereden caddelere bakarken. Giyinirken. Soyunurken. Herhangi bir kahvenin içinde oturan insanlara gelişigüzel bakarken. Hiç bir şey aramazken. Herhangi bir kahvede oturan insanları görmezken, başka olgular düşünürken. Yosun kokusunu yeniden duymaya çalışırken, bir kavşakta karşıdan karşıya geçerken, arabalar dünyasında yaşadığını son anda algılarken, büyük bir bulvarın tüm kahvelerinde oturanlardan hiç birini tanımazken, bir mağazadan gelişigüzel yiyecek seçerken, ya da bir satıcıdan herhangi bir malı isterken, aynı anda özlem ve yalnızlıkları düşünürken, gidenleri, gelenleri, bölünenleri, ölenleri, doğanları, büyüyenleri, yaşamak isteyenleri, yaşamak istemeyenleri özlerken, severken, sevilirken,  hep yalnız değil miyiz?

5 Oca 2012


Bir mektup yazmak istiyordum, ama adres bilmiyordum. Yani hiçbir adres bilmiyordum. Buna inanmazlardı, bunun için utanıyordum. Bana herhangi bir adres söyler misiniz? Diyemezdim. Oysa herhangi bir adres yeterliydi benim için. Geç kalmıştım. Burada paslanıp gidiyordum; hafızam paslanmaya başlamıştı bile. Yalnızlık, hafızayı zayıflatıyordu. Elbette! Kimseyle konuşmuyordum ki. Sonunda, bakkal çırağıyla konuştuklarım dışında her şeyi unutacaktım. Konuşmalıydım, bağırmalıydım, öğrenmeliydim. Mektupla doktora yapmalıydım; mektupla doçent, mektupla profesör olmalıydım. Resim bilgimi, genel kültürümü mektupla ilerletmeliydim. Mektupla bir üniversiyete öğretim üyesi olmalıydım; belki bir süre sonra da mektupla üniversitede ders vermeye başlamalıydım. Her şeyden önce konuşmalıydım. Ayağa kalktım. Hemen başlamalıydım, bir şeyler söylemeliydim. Konuşmayı unutmak üzereydim. Kendimi anlatmalıydım. Kendimi göstermeliydim. Bir yerlere başvurmalıyım.
Oğuz Atay

2 Oca 2012


Bilmedi ki ben her şeyi hem görüyor, hem de ümitsizce öyle olmadığının söylenmesini bekliyordum.
Oğuz Atay



Bir bakmışsın saat üç.
Bir bakmışsın saat hiç.

Özdemir Asaf.

29 Ara 2011


Aylak Adam

Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kim zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine; sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutmağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez.

Yusuf Atılgan

..eğer anne karnında zifiri karanlıktaki bebeğe “dışarıda, ışıktan bir dünya, yüksek dağlar, büyük denizler, engebeli ovalar, çiçeklerle dolu güzel bahçeler, dereler, yıldızlarla dolu gökyüzü, ışık saçan bir güneş var ve sen bu karanlıkta çevriliyken bütün bu güzelliklerle karşılaşacaksın” dense, henüz doğmamış çocuk, bütün bu güzellikleri bilemediği için, onların hiçbirisine inanmaz. aynı bizim ölümle karşılaştığımızda ki gibi. işte bu yüzden, ölümden korkuyoruz...

Bab Aziz

Yaşamım boyunca uykuyu beklediğim kadar hiçbir şeyi beklemedim. Ancak anlamsızlık ve acı sonsuz bir gelişigüzelliğe verdiği günlerde derin derin, uzun uzun çok yorucu uykuları uyudum. Yorgun, isteksiz ve umutsuz uyanıncaya dek.......

Tezer Özlü