Aynı yolu beraber yürüdüğümüzü sandığımız insanlar, aslında bize sadece gidecekleri yere kadar eşlik ediyor..
6 Haz 2015
5 Haz 2015
1 Haz 2015
31 May 2015
Büyük Yenilgiler Atlası
Aniden olup biten şeylerle başa çıkmak sanıldığından daha kolay aslında. Hiç istemediğin, hazır olmadığın hatta asla kabul edemeyeceğini düşündüğün herhangi bir durumla birdenbire karşılaşınca dengen bozuluyor haliyle. Ama bir süre sonra direnç göstermeye başlıyorsun. Eğer ne olursa olsun kabul edemeyeceğin bir şeyse başına gelen ve direnecek gücün yoksa bile kabullenmemek, delirmek hatta kendini öldürmek gibi seçeneklerin her zaman var. Ve reddetmek, delirmek ya da ölüm kaybederken kazanmak anlamına bile gelebilir belki. Hiçbir durumda mağlup olmazsın. Ya üstesinden gelirsin başına gelen şeyin ya da çekip gider, reddeder, farklı bir bilinç durumuna bürünürsün( farklı bilinç durumu demek delilik demekten daha sevimli mi ne?)
Ama o şey birdenbire ortaya çıkmadıysa, aniden üstüne atılmadıysa, yavaş yavaş sızdıysa hayatına hatta neredeyse tatlılıkla sokulduysa.. 'sabırlı bir yılan gibi büyük bir dikkatle yaşamına, hareketlerine, saatlerine, odana işlediyse, uzun süre gizli tutulmuş bir hakikat, reddedilmiş bir gerçeklik gibi; dirençli ve sabırlı, incecik, ruhunun kuytularını, yalnızlığından aldığın keyfi, tavandaki çatlakları, kitaplığındaki son boşlukları, çatlak aynadaki yüzünün kırışıklarını ele geçirip lavabodaki musluktan damlayan suyun içine girdiyse'.. Farkettiğin an reddetmek ya da delirmek ya da ölmek için çok geçtir artık.
Ali Lidar
Ama o şey birdenbire ortaya çıkmadıysa, aniden üstüne atılmadıysa, yavaş yavaş sızdıysa hayatına hatta neredeyse tatlılıkla sokulduysa.. 'sabırlı bir yılan gibi büyük bir dikkatle yaşamına, hareketlerine, saatlerine, odana işlediyse, uzun süre gizli tutulmuş bir hakikat, reddedilmiş bir gerçeklik gibi; dirençli ve sabırlı, incecik, ruhunun kuytularını, yalnızlığından aldığın keyfi, tavandaki çatlakları, kitaplığındaki son boşlukları, çatlak aynadaki yüzünün kırışıklarını ele geçirip lavabodaki musluktan damlayan suyun içine girdiyse'.. Farkettiğin an reddetmek ya da delirmek ya da ölmek için çok geçtir artık.
Ali Lidar
30 May 2015
Tıkanma
Beyin korteksi, yani cerebellum, işte bütün sorun orada. Eğer sadece beyin sapını kullanarak yaşayabilirseymiş, sorun ortadan kalkarmış. Bu mutluluk ve üzüntünün ötesinde bir yer olurmuş. Balıkların psikolojik durumlarına bağlı olarak ızdırap çektiklerini göremezsin. Süngerler asla kötü bir gün geçirmez.
Amacım hayatımı basitleştirmeye çalışmak değil, kendimi basitleştirmek.
Chuck Palahniuk
Amacım hayatımı basitleştirmeye çalışmak değil, kendimi basitleştirmek.
Chuck Palahniuk
29 May 2015
28 May 2015
26 May 2015

Elçilerin İşleri: 42-43
42 Bu yüzden Tanrı onlardan yüz çevirip onları göksel cisimlere kulluk etmeye terk etti.
Peygamberlerin kitabında yazılmış olduğu gibi: `Ey İsrail halkı,çölde kırk yıl boyunca bana mı adaklar ve kurbanlar sundunuz?
43 Siz Moloch'un çadırını ve ilahınız Remphan 'ın yıldızını taşıdınız.Tapınmak için yaptığınız putlardı bunlar.Bu yüzden sizi Babil'in ötesine süreceğim.'
Moloch ve Remphan , sembolü altı köşeli yıldız olan tanrı Satürn'ün isimleri idi. Satürn Keldanilerin yüce tanrısıydı.
Altı köşeli yıldız , Hıristiyanlarca, Firavun'un kızı ile evlendikten sonra büyücülük ve putperestliğe döndüğüne inanılan Süleyman'ın Mührü olarak tanındı. Davud'un konuyla hiç ilgisi yoktu.
25 May 2015
24 May 2015
Şaşırtan Gerçekler
Bir insan ağladığında gözünden çıkan ilk damla sağ gözden ise mutluluktan, sol gözden ise acıdan, ikisinden de çıkıyorsa hayal kırıklığından dolayıymış.
Bir süredir aynı şeyi düşünüp duruyorum. Soru şuydu; Yarın öleceğinizi bilseniz son olarak neler yapmak isterdiniz? Yani bugün son gününüz olsa nasıl geçirirdiniz gibi bir şey. Neredeyse hiçbir şey gelmedi aklıma. İnsanların verdikleri cevapları okudum, komik geldi hepsi. Hemen abdest alıp namaza dururum, son ana kadar sevdiklerimle vakit geçirip onlarla vedalaşırım, pompalı tüfek bulup caddeyi kana bularım türünden bir sürü şey yazmışlar. Ben hiçbirini yapmazdım galiba. Sevdiklerimle -ki çok azlar zaten- vedalaşıp onları bir gün önceden üzmenin alemi yok bir kere. Benden sonra ne kadar üzülecekleri ise açıkçası hiç umrumda değil. Bugüne kadar yapmadığım ibadetleri tek seferde halledecekmişim gibi namaza durmak da Tanrıya saygısızlık olur her şeyden önce. O kadar insanı öldürmeye de üşenirim kesin. Velhasıl bu iyi bir şey mi kötü mü bilmiyorum ama yarın ölecek olsam son kez yapmak istediğim hiçbir şey yok benim. Harbiden yok.
Ali Lidar
23 May 2015
20 May 2015
17 May 2015
16 May 2015
Hayatım boyunca kendimle ilgili olarak uzun açıklamalara girmekten kaçındım. Yani duygularımı bütün açıklığıyla uzun uzun anlatamadım kimseye.
Bunu yapmak doğru muydu bilemiyorum ama bu böyle sürdü.İstedim ki bana bu kadar yakın olan insanlar birkaç kelimeyle, birkaç cümleyle, bir bakışla, bir nefes alışımla anlasınlar neler olup bittiğini.
Çünkü ben böyle anlayabiliyorum.
Eğer sahiden birinin yakınında duruyorsam, bu kadarla da olsa farkına varabiliyorum olup bitenlerin.
Yakınlarında olmanın hakkını veriyorum ve bunu onlardan da bekliyorum.
Tarık Tufan
14 May 2015
12 May 2015
7 May 2015
2 May 2015
Aylaklığa Övgü
Bizim uygarlık dediğimiz şeyin hemen hemen tümünü aylak sınıf yaratmıştır. Sanatı geliştiren, bilimleri bulan bu sınıftır; bu sınıf kitaplar yazmış, bu sınıf felsefeler ortaya atmış ve toplumsal ilişkileri bu sınıf inceltmiştir. Hatta baskı altındakilerin kurtuluşu bile genellikle yukarıdan aşağı doğru gelişmiştir. Aylak sınıf olmasa insanlık barbarlıktan hiç kurtulamazdı.
Bertrand Russell
1 May 2015
26 Nis 2015
Stefan Zweig
Çok yorgunum, ama yine de beklediğim bir şey var. İnsanın uykusunun gelmesi ve beklediği güzel bir şeyi uykuda kaybetmek istemediği için ayık kalmak zorunda olması gibi bir şey..
Fall of Icarus,Pieter Bruegel-1569
İkarus, Girit kralına ihanet eden babası Daidalos ile beraber bir kuleye hapsedilir. Baba Daidalos kulenin penceresine konan kuşlardan topladığı tüyleri balmumu ile tutturarak oğluna ve kendisine kanatlar yapar. Kuleden kaçmadan önce Daidalos oğluna öğütte bulunur: ’Eğer alçaktan uçarsan havadaki nem yüzünden, eğer çok yüksekten uçarsan güneşin ısısı yüzünden balmumu çözülür ve sen de düşersin’
İkarus ‘anladım’ der ve kuleden atlarlar. Her şey yolunda giderken, uçmanın tadını alan İkarus babasının öğüdünü unutur ve yükselmeye başlar. Yükseldikçe daha da yukarı çıkmak ister. Artık o kadar yüksektedir ki babasını hiç işitemez olmuştur. Sonunda beklenen olur ve güneşin ısısıyla eriyen balmumları çözülür, İkarus’un kanatları dağılır. Ege Denizi’ne düşen İkarus hayatını kaybeder.
Bruegel ise bu resimde İkarus’ un destansı hikayesinin sıradan insanların gözünde ne kadar önemsiz olduğunu anlatır. Gündelik hayatına devam eden insanların en ufak bir ilgisini bile çekmemiştir bu düşüş. Çiftçiler, çobanlar, balıkçılar istiflerini bozmadan işlerine devam etmişlerdir.
24 Nis 2015
23 Nis 2015
21 Nis 2015
Tavandan düşmesi muhtemel bir avizeden, saçak kenarında duran bir kiremitten, sarkıt dikitten kaçar gibi gayri insiyaki kaçtım. Kedinin arabadan, köpeğin sopadan kaçtığı gibi kaçtım. Karanlıkta rahat ve girişken, ışık yanınca kaçışan bir böcek telaşında ve gireceği yeri tayinden habersiz, sanatsız ve hakikatsiz kaçtım.
Şule Gürbüz
San Miguel contra el Diablo, Bonifacio Veronese-1530
O zaman gökte bir savaş koptu. Mikael ve melekleri ejdere karşı savaştı. Ejder de kendi melekleriyle [cinlerle] birlikte onlara karşı savaştı, fakat yenildi. Artık gökte onlara yer yoktu. Böylece, bütün dünyayı saptıran eski yılan, İblis ve Şeytan denilen büyük ejder aşağı atıldı.
19 Nis 2015
Ben, gerçekten kötü bir insan değilim. Ne aksi bir adamım ne de uysal biriyim. Ne namuslu, ne alçak ne de onurlu biriyim. Ben, hiçbir şey olamadım. Şu anda köşeme çekilmiş, bir yandan akıllı insanların bir baltaya sap olamayacaklarını, yaşamda başarılı olanlarınsa aptallar olduğunu düşünerek yararsız bir biçimde avunuyorum.
Dostoyevski
Dostoyevski
Kaçmak tüm yaşamım boyunca asli fiilim, varlık alanım olmuştu. Tüm kainat, gelmiş geçmiş tüm yaratılmışlar peşimde, ben hep soluk soluğa idim. Kendi soluğumu duymaktan, uydurduğu efsanesine inanmaktan, hem anlatan hem dinleyen hem hayret eden hem sonunda “Huuu” diyen olmaktan, yerimi tayinden şaşkındım.
Şule Gürbüz
Şule Gürbüz
18 Nis 2015
16 Nis 2015
Jean-Paul Sartre
Hiçbir zaman ne kendisinin başkaları üstünde, ne de başkalarının kendi üstünde bir hak sahibi olduğunu düşünmemiş. Hayatın ona sunduğu armağanları yersiz, boş armağanlar olarak görüyor. Her şeye sıkı sıkıya yapışıyor, ama her şeyden de kolayca kopmasını biliyor.
15 Nis 2015
İnsanlar sana hakaret ettiklerinde,
onlara yanıt vermezsen bu da zorlarına gider.
Sen sadece, “teşekkür ederim” diyerek yoluna devam edersin.
Bunu hazmetmek zordur…
Çünkü, o kişinin egosunu derinden incitir.
O seni aşağı, çamurun içine çekmeye çalıştığı halde sen bunu reddettin; O, şimdi orada tek başına kalmış oldu…
Yani bazen bazı insanları umursamamak en yerinde cevaptır.
onlara yanıt vermezsen bu da zorlarına gider.
Sen sadece, “teşekkür ederim” diyerek yoluna devam edersin.
Bunu hazmetmek zordur…
Çünkü, o kişinin egosunu derinden incitir.
O seni aşağı, çamurun içine çekmeye çalıştığı halde sen bunu reddettin; O, şimdi orada tek başına kalmış oldu…
Yani bazen bazı insanları umursamamak en yerinde cevaptır.
10 Nis 2015
9 Nis 2015
6 Nis 2015
5 Nis 2015
Bir gün, güzellik ve çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar ve dediler, ‘haydi denize girelim.’ Giysilerini çıkartıp suda yüzdüler. Bir süre sonra, çirkinlik kıyıya dönüp, güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti. Güzellik de denizden çıktı, kendi giysilerini bulamadı; ama çıplak olmak utandırıyordu onu, çaresiz çirkinliğin giysilerine büründü ve yoluna devam etti güzellik.
O gün bugündür, erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinden güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, gözlerinden tanırlar çirkinliği.
Khalil Gibran
O gün bugündür, erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinden güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, gözlerinden tanırlar çirkinliği.
Khalil Gibran
2 Nis 2015
Malte Laurids Brigge’nin Notları
Hiç kimseniz ve hiçbir şeyiniz yoktur, elinizde bir valiz ve bir kitap sandığı, çevrenize karşı ilgi duymaksızın, dünyayı dolaşır durursunuz. Hayat mı bu! Yersiz yurtsuz, ana baba yadigârı eşyalardan yoksun, köpeksiz. Anılar olsaydı hiç değilse. Ama kimde anılar var ki? Çocukluk olsaydı, derinlere gömülmüş gibidir çocukluk. Bütün bunlara yaklaşabilmek için yaşlanmak gerek belki. İhtiyarlık bana güzel görünüyor.
Rainer Maria Rilke
Rainer Maria Rilke
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















