3 Tem 2014

Girne Amerikan Üniversitesi ile Kıbrıs’ı Kazan, Kıbrıs ve İngiltere’de oku!

Girne Amerikan Üniversitesi, "Kıbrıs’ı Kazan, Kıbrıs ve İngiltere’de Oku" sloganı ile bütünleşen ve yurtdışı kampüsleriyle de öğrencilerine üç farklı kıtada eğitim fırsatı sunan öncü bir üniversite.

Eğitimde mobiliteye verdiği önem ve uluslararasılaşma sürecinin bir göstergesi olarak Girne Amerikan Üniversitesi; İngiltere, ABD ve Hong Kong’dan sonra küresel kampüslerine bir yenisini ekleyerek Türkiye’de İstanbul yerleşkesini hizmete açmıştır. Bu süreçte Girne Amerikan Üniversitesi, öğrencilerine 3 farklı kıtada eğitim imkânı sunmakta ve "Üç Kıta Tek Üniversite" sloganı ile de bir dünya üniversitesi olma noktasında bir hareketlilik içerisinde olduğunu kanıtlamaktadır.



Kazandıkları ÖSYM bursları ile GAÜ’ye yerleşen öğrenciler, Girne Amerikan Üniversitesi’nin yurtdışı yerleşkelerinde aynı burslarla ve ek ücret ödemeden programlarıyla uyumlu dersler yada ELA’da (English Language Academy) İngilizce dil eğitimi alıyor; geri döndüklerinde ise yurtdışında aldıkları dersleri GAÜ programlarındaki ders yükümlülükleri yerine saydırarak eğitimlerine devam edebiliyorlar.

Eğitimde 30 Yıl...

Geçtiğimiz günlerde görkemli bir törenle 30. Onur Yılı’nı kutlayan Girne Amerikan Üniversitesi için bu sene oldukça özel bir yıl. GAÜ, 2014-2015 Akademik Yılında tam 2260 yeni öğrencisine 7 yıl boyunca kesintisiz ÖSYM Bursu verecek.

GAÜ sosyal ağlarda da çok aktif; bu sene tercih dönemi boyunca facebook.com/girneamerican üzerinden tüm kampüsler ve öğrenci hayatı ile ilgili herşeyi paylaşıyorlar ve tüm sorulara resmi sayfa üzerinden cevap veriyorlar. Twitter takipcilerini de unutmamışlar @girneamerican üzerinden en güncel paylaşımları takip edebilirsiniz.



GAÜ, şu anda küresel dünyanın yükselen meslekleri Denizcilik, Havacılık, Sahne Sanatları, Hukuk, İleri Mühendislik Disiplinleri, Güzel Sanatlar, Mimarlık, İç Mimarlık, Uluslararası İşletme, Uluslararası İlişkiler, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Türkçe Hukuk, Çin Dili ve Edebiyatı, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Sınıf Öğretmenliği, Sağlık Yönetimi, Ergoterapi, Enerji Sistemleri Mühendisliği, Ebelik, İnşaat Mühendisliği ve Sivil Havacılık Ulaştırma İşletmeciliği, Pilotaj gibi programları barındıran; 9 Fakülte, 6 Yüksekokul, 2 Enstitü ve  2 Meslek Yüksekokulu’nda olmak üzere , 69 Lisans 21 Önlisans 48 Yükseklisans ve 17 Doktora programı sunmakta.

GAÜ’den saygın dünya üniversiteleri ile akademik işbirliği ve değişim programları fırsatı!

Girne Amerikan Üniversitesi, kampüsleri ve 200’ü aşkın dünya üniversitesiyle sürdürdüğü öğrenci değişim programları kapsamında, öğrencilerine yaşam boyu hatırlayacakları deneyimlerin kapılarını açmakta.



Uluslararası Denklik ve Tanınma

Girne Amerikan Üniversitesi sağladığı eğitimin kalitesini sürekli olarak geliştirmek için akreditasyonlarını ve üyeliklerini yenilemektedir. GAÜ yerel olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordınasyon Kurulu YÖDAK ve Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından tanınmaktadır. Ayrıca dünyanın bir çok saygın denklik kurullarından akredite olan GAÜ’nün bir çok uluslararası üyeliği de bulunmaktadır.



Girne Amerikan Üniversitesi Eduniversal’ın En İyi Üniversiteler sıralamasında yer almaktadır. Avrupa Birliği Yükseköğretim Sistemi içerisinde üniversite eğitimini denetleyen uluslararası eğitim kuruluşu Eduniversal, 153 ülkeden 12 bin yükseklisans programının incelenmesi ve 100 bin öğrenci ile yaptığı “En İyi Yükseklisans Eğitimi Veren Üniversiteler” araştırmasının sonuç raporuna göre GAÜ "En İyi Yükseklisans Eğitimi Veren İlk 100 Üniversite" arasında gösterilmektedir.

GAÜ, YÖK onaylı programlarıyla geleceğin pilotlarını yetiştiriyor



4 yıllık Pilotaj eğitimi alan öğrenciler, GAÜ İstanbul Yerleşkesi Uluslararası Havacılık Akademisi’nde similatör ve uçuş derslerini tamamlayarak Pilot olma hakkını kazanıyorlar. GAÜ’nün, uluslararası standartlarda verdiği eğitimle yetiştirdiği öğrenciler, önümüzdeki 20 yılın en gözde mesleklerinden biri olan havacılık sektöründe kolaylıkla iş bulabilecekler.

Kıbrıs, dünyanın en güzel adalarından biri!



Kıbrıs Dünya’nın en güzel adalarındandır ve iklimi sayesinde bir tatil ülkesinde eğitim alma şansınız var, üniversite kampüsü plajlara çok yakın mesafede bulunmakta ve kampüse çok renkli bir yaşam hakim. GAÜ, adanın en turistik sahil kenti olan Girne’de kendisine özel plaj ve uygulumalı 5 yıldızlı oteli ile öğrencilerine eşi benzeri olmayan bir eğitim fırsatı sunmaktadır.

Peki kampüste hayat mı nasıl? Tanıtım filmleri için youtube.com/girneamerican ve vimeo.com/girneamerican
Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Tem 2014

Nic Pizzolatto

Zaman düz bir çemberdir. Yaptığımız ya da yapacağımız her şeyi tekrar yapacağız, tekrar, tekrar ve tekrar. Sonsuza kadar.


Tell the Wolves I’m Home

Hayır, hayır. Yalnızca dünyanın en mutsuz insanları sonsuza dek yaşamak ister, çünkü hayatları boyunca istedikleri hiçbir şeyi yapamadıklarını düşünürler. Yeterince zamanları olmadığını, hayattan paylarına düşeni alamadıklarını hissederler.

Carol Brunt

28 Haz 2014

23 Haz 2014

Bitkiler gidemezler, tırmanabilirler ama köklerinden toprağa sabitlenmişlerdir. Hayvanlar ise, göçleri de dahil kendi "ekosistem"lerine bağımlıdırlar. Sadece insanlar gidebilir, sadece insanlar dönüşsüz olarak terk
edebilirler.

J. L. Nancy

İzmit

      10.02.2014  08.55.38
Issız tepelerde güneşe bakıp saati tahmin etsem;
Haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden…

Turgut Uyar
Akşamdan başka kimsesi olmayanın yüzünde hüznün firesi olmaz.

Mustafa Demircioğlu

20 Haz 2014

Ah'lar Ağacı

ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi
tırnaklarıyla düzeltemiyor insan

 Didem Madak

17 Haz 2014

Denizi öylesine severdi. Gider çakıllara uzanır, denizin yüzünde gerinir, sularda kulaç atar, kumlarda yatardı sere serpe. Yaşamak demek, yazsa denize gitmek, kışsa deniz aylarını beklemekti ona göre.

Bilge Karasu

Chandra Mohan Jain

Eğer tümüyle yalnız olabilirseniz, sadece bir an bile yalnız olabilirseniz, ego ölür, “ben” ölür. Patlarsınız ve yok olursunuz. Ego yalnız kalamaz, yalnızca başkaları ile ilişkisi aracılığıyla var olabilir. Yalnız olduğunuzda ise bir mucize gerçekleşir. Ego zayıflar. Artık varlığını daha fazla sürdüremez. Yani yalnız olabilme yürekliliğini gösterdiğinizde yavaş yavaş egosuz hale gelirsiniz.

14 Haz 2014

Tezer Özlü

Yorgun bir şehir bu beden, küf kokulu demirlediğim liman. Kaçıyorum artık samimiyetsiz seslerden, kaçıyorum nasılsın cümlesine çöreklenen ihanetlerden, duydum ki diye başlayan cümleler uğramıyor hiç kalbime, kulaklarımdan uğurluyorum.

13 Haz 2014

Johan Krouthén(1858 - 1932)

poboh:

Reading women in summer landscape, Johan Krouthén. Swedish (1858 - 1932)

Oğuz Atay

Üzülme Turgut, bunu karşındaki bilmiyor Turgut, biraz gülümse Turgut, anlıyormuş gibi bak Turgut; kimse o kadar akıllı değildir, kimse seninle korktuğun kadar ilgili değildir.
Gelecek kimsenin umrunda olmayan, ilgisiz bir boşluktur, geçmiş ise yaşam doludur, kızdırır, başkaldırtır, yaralar, o kadar ki bu yüzden onu yok etmek ya da yeniden yaratmak isteriz. Geleceğe egemen olmak istenilmesinin nedeni, geçmişi değiştirecek güce sahip olmaktan başka bir şey değildir.

Milan Kundera

Jesús Cisneros -Vuelo de voces

Jesús Cisneros “Vuelo de voces”

9 Haz 2014

Best of All Times

Scarborough Fair, Simon and Garfunkel (1966)


April Come She Will, Simon and Garfunkel (1966)

Hard to Say I am Sorry,Chicago (1982)

Drive, The Cars (1984)

Wonderful Life, Black (1987)

Stop,Sam Brown (1988)

Losing my Religion, REM (1991)


Karma Police,Radiohead (1997)


Someone Like You,Adele (2011)

4 Haz 2014

Bir türlü sonuna gidemiyorduk rüyalarımızın. Korkuyorduk. korkuyordum. Hayallerinde bile korkar mı insan? Hayallerinde bile kadınlar, insanı azarlar mı? Hayallerine bile hükmedemez mi insan? Böyle yerleri atlıyordum, neyse; bazı ayrıntılara girmiyordum. Oysa, ayrıntılara inilmezse sonuca nasıl ulaşılabilir? Hiçbir yere ulaşamıyordum.

Oğuz Atay
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu

İsmet Özel

04062014


3 Haz 2014

   

Morrissey

    
Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim. Kederli olduğum da söylenemez zaten. Buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var. Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.

Cahit Zarifoğlu

2 Haz 2014

Puslu Kıtalar Atlası

Kendi kendine, “Düş görüyorum” dedi, “Düş gördüğümden şüphe edemem. Düş görüyorum, öyleyse ben varım. Varım ama ben kimim? Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın, beni düşlediğini düşlüyorum. Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum.

İhsan Oktay Anar

27 May 2014

Hayata katlanamamak basit ve bayağı insana katlanamamak gibidir, güç yetirememekten değil. Çünkü bu güç değil sefillik ister, hayatla fazlaca kol kola girmek de az hafiflik değildir. Benim kahramanlarım ölümden değil hayattan, ölüden değil diriden irkilirler.

Şule Gürbüz
Büyük şairleri hiç tanımasaydım, fazla müzik dinlemeseydim, bir sürü arkadaşım olsaydı ve onlardan sıkılmasaydım, utanmayı zaten pek bilmeseydim, şöyle hani içim sızlamadan bir sabah hayatta olmayı sezerek Harbiye'den Tünel'e kadar yürüseydim.

Şule Gürbüz

John Grant & Midlake - I Wanna Go To Marz



"marz was a sweet shop from my childhood. it's now empty and for sale. but i got to visit beforehand, and the woman who served me as a child was still there. they still made all their own candies and ice cream. in the song, i list all the names of the sundaes, and drinks like green river. the song is about the gateway back to childhood and innocence, before things have become complicated."

bittersweet strawberry, marshmallow, butterscotch
polar bear, cashew, dixieland, phosphate, chocolate
lime, tuttifrutti, special raspberry, leave it to me
three grace, scotch lassie, cherry smash, lemon freeze

i want to go to marz where green rivers flow
and your sweet sixteen is waiting for you after the show
i want to go to marz, you'll meet the gold dust twins tonight
you'll get your heart's desire, i will meet you under the lights

golden champagne, juicy grapefruit, lucky monday
high school football, hot fudge, buffalo, tulip sundae
almond caramel frappe, pineapple, root beer
black and white, big apple, henry ford, sweetheart, maple tear

i want to go to marz where green rivers flow
and your sweet sixteen is waiting for you after the show
i want to go to marz, you'll meet the gold dust twins tonight
you'll get your heart's desire, i will meet you under the lights

26 May 2014

Uzak dediğin önce içinde birikir insanın,
sonrası yalnızca yoldur...

Murathan Mungan
Sonra beni de dinlerler diye çok dinledim..

Oğuz Atay

25 May 2014

Yalnızlık, kişinin sahip olduğu kitap sayısıyla ölçülebilen, tercih edilmiş bir 'uzak durma' faaliyetidir..

Ali Lidar

17 May 2014

Peyami Safa, Şimşek

.. duvarlar, tavan, döşeme, yol, cadde ve her eşya. Eşya bir çizgi yığınıdır ve her çizgi bir hudut.

Düşünüyordu; ne için, bir anda, ruh, duvarı, tavanı, kubbeleri aşarak, boşluğa yayılmak ve nesimi havadan daha hafif, dumandan daha kıvrak, buğudan daha şeffaf, büyük mesafelere dolmak istiyor? Ne için, uzak ufuklara, engin denizlere, yüksek dağlara bakmak bir zevktir? Kürre-i arzın hendesesi insanı sıkıyor, ruh çizgiden eziyet çekiyor, ruhun çizgisi yoktur. İnsanın en büyük ıstırabı üç buuttur. Ruh bu üç buuttan kurtulmaya çalışıyor, hâlbuki onlarla mahduttur ve mahpus. Kurtulmaya çalışır, muvaffak olamaz. Eziyet çeker.

12 May 2014

Muhtemelen adımı hiç duymadınız

Merhaba,
Benim adım Jacob Rothschild.
Ailemin 500 trilyon doları var.
Hemen hemen dünyadaki bütün merkez bankaları bizim.
Napolyondan beri her bir savaşın iki tarafını da biz destekledik.
Dinlediğiniz haberlerin,basının,petrolünüzün ve yöneticilerinizin sahibiyiz.
Muhtemelen adımı hiç duymadınız.

9 May 2014

Catania Italy 2001 
Photo: Gianni Berengo Gardin

Lidar

Susmak mesele değil. Susar insan. Başka çaresi yoksa susar. Haksız olduğu için susar bazen, bazen de haksızlık karşısında susar. Çok konuşmuştur vaktinde o yüzden susar. Ya da hep susmuştur, üşeniyordur konuşmaya o yüzden susar. Susmak mesele değil. Ama söyleyeceği şeyler içinden boğazına kadar yükselmişse, istediği için değil mecbur kaldığı için susuyorsa o zaman susmak ızdırapların en büyüğü olur. Diline kadar gelen ve dışarı çıkamayan söz, en acı zehir gibi ruhunu yavaş yavaş çürütür...

8 May 2014

Olduğu Kadar Güzeldik

"Hani," dedi, "Denizde, suyun üstünde bırakırsın ya kendini. Düz yatmak için değil ama, yüzüstü, kollar bacaklar serbest. Denizanası gibi. Uzaydaymışsın gibi sanki. O hissi çok özlüyorum ben. Kendi ağırlığımdan kurtulma hissini. Denize gidelim.."
Mahir Ünsal Eriş, ‘Olduğu Kadar Güzeldik’
Fotoğraf : Erdal Buldun
"Hani," dedi, "Denizde, suyun üstünde bırakırsın ya kendini. Düz yatmak için değil ama, yüzüstü, kollar bacaklar serbest. Denizanası gibi. Uzaydaymışsın gibi sanki. O hissi çok özlüyorum ben. Kendi ağırlığımdan kurtulma hissini. Denize gidelim.."

Mahir Ünsal Eriş

5 May 2014

Herkes artık dağıtacak merhameti kalmadığı için utanç içinde ve kendi küçük ıssız adasına kapanmak, dışarıdaki kötülüklerden habersiz yaşamak istiyor. Bilmek acıdır, bilip de bir şey yapmamak utanç vericidir, bir şey yapamamak tüketicidir, insanı bitirir, biz de bittik artık, merhamet üretmek için gayret edecek halimiz kalmadı. Bir de bunun Michael Haneke’den ödünç aldığım kavramla “duygusal buzlaşma” yanı var. Çevremizdeki bitmek tükenmek bilmeyen kötülük katmanları bizi duygusal olarak buzlaştırıyor, artık merhamet üretemeyecek hale geldiğimizi pekala biliyoruz ama öylesine buzlaştık ki bunu bildiğimiz halde utanç duymuyoruz.

Ayfer Tunç

3 May 2014

Yalnızlık.. Bir zaman sonra zorunluluk olmaktan çıkıp tercih olmaya başlar. Onlarla olduğun zamanlarda başına gelenler öyle acıtmıştır ki canını, haline acıyan beynin ya da Tanrı bir savunma mekanizması bahşeder sana. Adı da.. Tercih edilmiş yalnızlık. Bilirsin aslında, hatta hep anlatırsın da. Herhangi bir savunma mekanizmasının hiçbir asıl problemi çözdüğü görülmemiştir ama delirmemek için de onlardan başka dayanacak bir şey yoktur. Gittikçe nur topu gibi bir hastalığa dönüşür bu hal ve tuhaf bir şekilde kendini iyi hissettiğin bile olur bunun sonucunda.. Paranoid kişilik bozukluğu. Paranoid kişilik bozukluğunda gittikçe etrafındaki diğer insanlardan uzaklaşan kişi yakın ilişkiler kuramaz hale gelebilir. Kişinin duygusal anlamda yakınlık kurması özellikle kaçınılan bir olgu olarak görünür, çünkü duygusal yakınlık kendisini muhtemelen incitmeye ve kendisine zarar vermeye niyetli olan diğer insanların eline verilebilecek olan bir kozdur. Kontrolü elinde tutmak isteyen ve böylece diğer insanlardan zarar görmeyeceğini düşünen kişi, etrafındaki olası yakınlıkları bozmak için gerektiğinde açık bir şekilde kızgınlığını göstermeye ya da yalnızlığını bozacak herhangi bir girişimi açık bir şekilde püskürtmeye odaklanmıştır. Bu durum yalnız bireyin bir müddet sonra yalnızlığını kaybetmekten korkması ve yalnızlığını bozabilme ihtimaline sahip olabilecek insanları derhal defetmeye çalışması semptomuna yol açar. Saf yalnızlık, bir müddet sonra saf kontrol anlamına gelmekte ve tehdit edici olabilecek bütün unsurlar yalnızlıkla ortadan kaldırılabilmektedir. En uç noktalarda yaşanan büyük özerklik ihtiyacı, paranoid kişilik bozukluğu semptomları gösteren kişinin kimseden yardım almadan yaşamaya çalışmasını da böylece açıklar.. İyi halt eder..
Beklerken bir kaç saat geçti. Yanımdan üç beş otobüs, beş on kedi, yirmi otuz insan geçti. Parkın üzerinden siyahın bir sürü tonu geçti. Sıkılıp eve döndüm, kumandaya gitti elim, ekrandan peş peşe programlar geçti. Önümden elinde çay bardağıyla annem geçti. Uzaktan trenler geçti. İçimden kısık sesle söylenen şarkılar geçti. Hatta bir ara içim geçti. Beklerken bir sürü şey geçti, zaman bir türlü geçmedi..

Ali Lidar

5 Dakikada Dünya turu


Gündoğdu - Kocaeli


Bursa’nın Karacabey (Mihaliç) kasabasından gelen Rumlar tarafından geldikleri yerin adını vererek yerleştikleri ve 1912 yılında 1,300 nüfusu bulunan bugün İzmit’in mahallesi konumundaki İzmit Gündoğdu (Mihaliç) Köyü’ne mübadeleden sonra göçmenler yerleştirilmiştir. Köye yerleşen Drama Mübadil göçmenleri ilk zamanlar zorluklar yaşamışlar, geçinmek için Tatar İhsaniye köyüne tütün kırmaya giderken, devlet de ev yapmaları için kendilerine mali destek vermiştir.



Platon'un Mağara İstiaresi'ne karşılık, ben de Kuyu İstiaresi'ni yazdım: doğdukları andan itibaren düşen insanların, yanlarından hızla geçen fırsatlara ve başka insanlara tutunup tırmanmalarını ve bunu sadece doğdukları andaki yüksekliklerine erişebilmek için yaptıklarını anlattım. Ancak ellerini ağızlarına sokup, parmaklarını ısırıp hiçbir şeye tutunmamaya kararlı olanları da anlattım.

Hakan Günday

Gölgesizler

Göz göre göre kaybolmuştu o kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti. Her gün her yerde karşılaşılacak eskisi gibi, işitilip kokusu duyulacak, ama asla ona ulaşılamayacaktı. Herhalde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi.

Hasan Ali Toptaş

29 Nis 2014

dedi ki: “Rabbim! Gönlüme ferahlık ver“.

Tâhâ 25

Ali Lidar

Niye büyüdükçe daha çok hata yapıyoruz? Büyümeye tepki mi bu? Oysa her geçen gün daha çok öğreniyoruz lafta. Öğrendikçe de daha çok hata yapıyoruz. Ne öğrendik o zaman bu işten. Cidden, bana bir harf daha öğretenin ağzını burnunu kırarım diye bağırmak istiyorum. Hatalarımızla birlikte pişmanlıklarımız da artıyor. Keşke biri beni beş yaşıma geri götürüp orada boğsa!

25 Nis 2014

Düşünsene hem kuyudasın hem de Yusuf değilsin.

İbrahim Tenekeci

21 Nis 2014

Robert Frank 1958

bravo-hotel:

Untitled (Children with Sparklers in Provincetown) ca. 1958. Robert Frank. Gelatin silver print
Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.

Ahmet Hamdi Tanpınar

Huzursuzluğun Kitabı

İnsanlar bana değmeden geçiyor yanımdan. Etrafımda havadan başka şey yok.Kendimi o kadar tecrit edilmiş hissediyorum ki, üzerimdeki giysiyle aramdaki boşluğu bile algılıyorum.

Fernando Pessoa

20 Nis 2014


Bir insana verdiğiniz değerin, onun gerçekten değerli olmasıyla ya da bunu hak edip etmemesiyle hiç ilgisi yoktur. Değer vereceğiniz insanları kendiniz seçersiniz ve bunu yaparken çoğu zaman ne durumda olduklarına aldırmazsınız. Bunun adı tam olarak 'değer yüklemesi'dir. Yani ona verdiğiniz değerin kaynağı siz olduğunuz için asıl değerli olan karşınızdaki değil sizsinizdir. En azından bir süre öyledir. Ama şunu da göz ardı etmemek gerekir. Birine gereğinden fazla değer verirseniz eğer (artık sürekli kendinizden verdiğiniz için) siz değer kaybetmeye başlarsınız ve onun gözünde ona verdiğiniz değer ölçüsünde değersizleşirsiniz. Soylu ve tutkulu başlayan pek çok yakınlaşmanın son derece sefilce sonlanmasının en büyük nedeni de işte bu durumdur..

Ali Lidar

Sokrates

Dürüst insan daima çocuk kalır.
Şimdi sen; Uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için, kendine mi kızgınsın?

Mevlana
null
En önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanırlar.

19 Nis 2014

Ebrehe ve Ebabil kuşları

Her şey bir kıskançlıkla başlıyor.

Ebrehe Yemen’de, Habeşistan Krallığına bağlı hristiyan bir vali idi ve "Ne var bu Mekkede. Bütün Araplar oraya koşuyor, tavaf için. Ticaret orada, hayat orada... Ne var sende ey Kábe!" diyordu .
Arapların her sene hac amacıyla Mekke'ye gitmelerini istemiyordu. Büyük bir kilise yaptırdı ve ismini 'Kuleys' koydu.Arapların akın akın tapınağa geleceğini duşünmekteydi. Bekledi bekledi, ama umduğu ilgiyi goremedi. insanlar yine Kábe'ye gidiyordu.
Ebrehe'nin haccı engelleme niyeti Yemen'li Arapları öfkelendirdi. Rivayete göre Nukayl isminde bir yerli, Kuleys’e girerek kimsenin olmadığı bir zamanda içeriyi harabeye çevirdi, kirletti ve kayıplara karıştı. Ebrehe ağır bir hakarete uğramıştı. Olayın üzerine bir de kilisenin yanması eklenince vali intikam almaya karar verdi;
Kâbe’yi yıkmak ve enkazı fillerle Yemen'e taşımak için 19 Fil ve altmışbin Habeşliden oluşan ordusu ile harekete geçti. Bu ordunun önünde Mahmud adlı bir fil de vardır. Ordu mekke'ye yaklaştığında Mahmud ilerlemeyi reddeder. Mekke dışındaki istikametlere doğru yürüse de, Mekke'ye yöneltildiğinde ısrarla durur.

Tam bu sırada deniz tarafında gökyüzü Ebabil kuşları ile doldu, gagaları ve ayaklarında taşıdıkları taşlar ile Ebrehe ordusunu taş yağmuruna tuttular.İstilacı ordu bozguna uğradı. Etleri lime lime dökülerek ölüyorlardı. Kalanlar Ebrehe de içlerinde olduğu halde perişan bir vaziyette Yemen'e doğru kaçtılar.

16 Nis 2014

Artık hayal kurmaktan yoruldum. Herkes çok konuşuyor ve hepsi de kendinden çok emin. İnandıkları doğruları ispatlama gereği bile duymuyorlar. Herkes her şeyi biliyor. ”Az bir sakin olun, hanginize inanacağımı şaşırdım” diye bağırmak istiyorum. Ama bağırmıyorum. Onun yerine bir sigara daha sarıyorum. Çünkü birini dinlerken gözlerine bakamıyorum. Hepimizin gözlerinde birer mezar taşı gizli. Benimkinin üstünde yazanları okutmak istemiyorum.

Burak Aksak
Hayat her zamanki sıkıcı ve yıldırıcı bir biçimde devam etti. Kısa bir süre önce yaşadıklarımı geçici deliliğe bağlamış, her şeyi zihnimde hayal ettiğime kanaat getirmiştim. Hayatta asıl önemli iki şey, unutmamak gerekir ki, acıdan kaçmak ve geceleri iyi uyumaktır. Öyle değil mi?

Charles Bukowski

9 Nis 2014

Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak mümkün mü?

Samed Behrengi

6 Nis 2014

Yirmi yıl önce dünyayı değiştirebileceğimi zannederdim. On yıl önce dünyanın buna değmeyeceğine, çevremi ve kendimi değiştirmemin yeterli olacağına inandım. Bir kaç yıl önce de iyice hedef küçültüp, sadece kendimi değiştirebilmek için harcamaya başladım bütün enerjimi..
Şimdi ise çoraplarımı değiştirmeye bile üşeniyorum. Bok yesin her şey değişir diyen filozof.
Söyleyeceğimiz çok şey var aslında. Ama üşeniyoruz. Ve çok sıkıldık. Önceleri müthiş bir hevesle acılarımızı paylaşacak insan ararken etrafımızda, şimdi kimseler soru sormasın istiyoruz. Sorduklarında ise yakınlık derecesine göre 'hayat' ya da 'siktiret' diye cevap verip susuyoruz. Söyleyecek şeyimiz olmadığından değil, söyleyecek çok şeyimiz var aslında ama bugüne kadar anlattıklarımız hiçbir işe yaramadığından konuşmak istemiyoruz.  İstediğimiz tek şey sükunet. Durmadan 'neyin var?' diye sorular soran bir insandan daha kötü tek şey geliyor aklıma. Durmadan 'neyin var ?' diyen birden fazla insan.. İnsanların bize yapacakları en büyük iyilik çenelerini kapalı tutup aptalca sorular sormaktan vazgeçmeleri. Bize baktıklarında arkamızdaki duvarı gören insanlar istiyoruz çevremizde hepsi bu..

4 Nis 2014

Sıkıntı.. Büyük.. Dağılmıyor ne yapsam. Tuhafım.. Tırnakla et arasındaki pislik gibiyim, gönülsüzce verilen selam gibi, tam namaza duracakken bozulan abdest gibi. Nesli tükenme riski bulunmadığı için kimselerin aklına gelmeyen özelliksiz bir hayvan gibiyim, çarşı iznine askeri kıyafetlerle çıkan vasıfsız er gibi, cari açık gibi, ısınan küre, patlak ampül, yarılmış teker, kokmuş et.. Cami avlusu yerine musalla taşına bırakılmış yatalak bir ihtiyar gibiyim, ingilizce sınavında mal mal etrafa bakınan onikinci sınıf öğrencisi gibi, bozuk küçük ev aleti gibi, kabı yırtık üçüncü sınıf cinayet romanı gibi, Denizaltı'daki sineklik gibi, Afrika'da Ufo, Kuzey Kutbu'nda derin dondurucu gibi.. Ağartmayan dandik çamaşır suyu gibi...
Ömrüm şimdi ilk kez gittiğim bir şehrin Kamil Koç bekleme salonunun televizyonundan Otobüs geldiğinde yarım kalacağını bile bile izlediğim bir film.
Nasıl da dışardan bakıyorum kendime.Nasıl da yabancı.Nasıl da tedirgin Sanki girmediğim mücadeleleri bile
kaybettim.

1 Nis 2014

Hayata sığmak kolay değil, elin kolun sığsa tuttukların sığmıyor, ayakların girse hayallerin girmiyor, belin dönse gözün arkada bıraktıklarında kalıyor, hep bir darlık, darlık, sıkışma, sonra da bakılıyor ki, insan gire gire daha giriş kapısında durmuş, orayı da tıkamış, ötesi bomboş, yiğitsen ilerle. Bilinen beylik şeyler, evlenmek, işe girip çalışmak, yorulmak, hastalanmak, yaşlanmak, umduğunu bulamamak ve gitmek istemek…

Şule Gürbüz

28 Mar 2014

"Never stop. Never stop fighting. Never stop dreaming."
Tom Hiddleston
Şeytanları tarafından işkence edilen insan farkında bile olmadan öcünü en yakınından alır.

Franz Kafka