26 Ağu 2012

Pieter Bruegel - 1559

                                                                  Hollanda Deyimleri
                                      Bruegel bu resimde 40 tane Hollanda deyimini resmetmiştir.
               (Sağ Orta)(Een aal bij de staart hebben)Yılanbalığını kuyruğundan tutmak: Çok zor bir iş üstlenmek
         (Sağ Alt)(Niet van het ene brood tot het andere weten te geraken) Bir somundan diğerine ulaşamamak : Yokluk içinde yaşamak

Simone De Beauvoir


Birisi bana seyahat etmek neye yarar, insan kendisini hiç terketmiyor ki demişti.

Andrew Wyeth

                                                                           1966

Olsun


Olsun by Pilli Bebek on Grooveshark

24 Ağu 2012


Gitmek fiilinin altını, çift çizgiyle en güzel trenler çizermiş.
Hasan Ali Toptaş

Hiçbir şey beni, hakkımdaki bir kanaati düzeltmek mecburiyeti kadar korkutmazdı.
Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

Susunca


Susunca kelimeler cambazlığını kaybeder. Susunca kasıntısız olur insan, dış dünyadan gelen sürtüşmelerden biraz uzaklaşır, kendini bulur, doğanın sessiz müziği ile dolar içi. Tek başına susuş olduğu gibi ikili susuşlar vardır. Anlaş(ıl)an iki insanın güneş batışı sırasında ya da bir ocak başında yan yana susuşu bazen sütunlar dolusu laftan daha veciz bir iç konuşma sağlar. Zaten ben büyük şeylerin susularak daha iyi ifade edileceğine inananlardanım. Konuşma ister istemez, bir şeyleri kısıtlamak, sınırlamak, indirgemek değil midir? Susuşta sonsuza açılan bir pencere vardır. Onu lafla bozmanın âlemi var mı?
Haldun Taner

Bir armağan, bir mucize olduğu söylenen şu hayatın saçma sapan bir şekilde bitebileceğinden korktum hep. İçimde böyle bir korku varken de hayatın tam da bu şekilde, yani saçma sapan bir şekilde sürdüğünü anlamadım. Asıl bundan korkman gerektiğini anlamadım.
Barış Bıçakçı, Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra

22 Ağu 2012

Ne kadar yalnızsan o kadar uzağa gidersin

İnziva

                                                             Harriet Backer  1845-1932

Greg Laswell

http://fizy.com/#s/1a4p9r

Seyahatname;Salzburg,Avusturya

                                                                      Salzburg
Adını aldığı Salzch nehrinin iki kenarında kurulmuş ve bugüne kadar oldukça iyi korunmuş bir Orta Avrupa kenti olan Salzburg, tarihi ve doğal güzellikleri kadar Mozart’ın doğum yeri olarak da çok sayıda turist çekiyor.

Cemal Süreya

Gömmeden önce biraz gezdirin beni

Binbirgece Masalları



12 Ağu 2012


-Yalnızlık zor değil mi ya Ebu Zer?
-Ebu Zer: -İnsanlar daha zor-

Paul Auster


-Neden mutsuzsun dedi.
-Mutsuz değil beceriksizim, dedim.
Sizin gibi mutlu olduğumu sanmayı beceremiyorum; hepsi bu.

Seyahatname, Fatima-Portekiz

                                                                  Fatima
Günümüzde Avrupa'da hac maksadıyla en çok ziyaret edilen yer Güney Fransa'daki Lourdes'dur. Tıbbın      tedavi edemediği hastalıkları nehrin kenarında yapılmış özel banyoları ile iyileştirdiğine inanılan bu yeri yılda yaklaşık 5 milyon kişi ziyaret etmektedir. İkinci sırayı, yılda 4 milyon kişiyle Portekiz'deki Fatima almaktadır.
Portekiz'in Fatima köyünde 13 Temmuz 1917 tarihinde üç çoban çocuğa göründüğü iddia edilen Meryem Ana'nın verdiği üç sırdan sonuncusu gizemini halen korumaktadır

Gabriel Garcia Marquez, Albaya Mektup Yazan Kimse Yok


"Acil bir mektup bekliyorum.” dedi. “Uçakla.”
Posta şefi küçük bölmelere baktı. Okumayı bitirince mektupları ait oldukları kutuya koydu ama bir şey söylemedi. Elindeki tozu silkti ve albaya anlamlı bir bakış fırlattı.
“Bugün kesinlikle gelmesi gerekiyordu.” dedi albay.
Posta şefi omuzlarını silkti “Kesinlikle gelen tek şey ölümdür albay.”


Andrew Wyeth


Korkuyu Beklerken


Ben de üç yıl dört ay önce acılaştım, huysuzlaştım, hiçbir şeyi beğenmez oldum; …insanları sevemeyeceğimi anlayınca uzaklara gittim, kimse beni bulamasın diye. onlar da beni ciddiye aldılar, gelmediler…
Oğuz Atay

10 Ağu 2012

                                                            http://fizy.com/#s/1aiv6s

9 Ağu 2012

Sabahattin Ali


Bitmiyor, sadece bazen ‘belki güneşli bir günde veya kalabalık bir gecede’ geçtiğini sanıyorsun ama geçmiyor esasında. Alışıyorsun zamanla..


Emile Ajar

Rol yapmazsanız asosyal, uyumsuz veya sinir hastası damgası yersiniz.

Park Hang Ryul


5 Ağu 2012

Oğuz Atay


Öyleyse, ben de hayatımın sonuna kadar aynı yerde kımıldamadan oturacağım..
Herkes istediği kadar koşsun..
Beni anlayacak insan, oturduğum yerde de beni bulur..



Norman Rowe

                                                                   Nilüferler 1979

Tarık Tufan.


Uyuduğunda, gidenler dönmez ama belki sabah olur.

Atitlán Gölü


4 Ağu 2012


Hayatım içimden geçen cümleler içinde geçti.
Murathan Mungan

31 Tem 2012


Joaquín Sorolla y Bastida

                                                    Young Girl in a Silvery Sea, 1909

Liu Ye

                                                             Leave Me in the Dark

30 Tem 2012

Crossing the River Styx

                                                          Joachim Patinir   1515-1524

29 Tem 2012


Sabahattin Ali




Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır. Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur. Gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasında koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. Aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin. İnsan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir.
İçimizdeki Şeytan

Albert Monier


27 Haz 2012

Haydar Ergülen


Hâli pür melâl’im anlaşılmış olur;
İnsan bazen en çok kendinden yorulur.

24 Haz 2012

M.Mungan

Ne tuhaf ! İnsanoğlunun yaşamda en geç keşfettiği şey şimdiki zamandı.

Catou'da Bahar, Pierre-Auguste Renoir.


Sonbahar Yaprakları,Jerry Wayne Downs


Philippe Lechien




                                     The garden of earthly delights (detail), Hieronymous Bosch

Simon Kozhin


Kupala Gecesi'nde Ukrayna,Polonya,Belarus ve Rusya'da kızlar mumla ışıklandırılmış çiçekleri nehirlere bırakır ve nehrin akış şeklinden kısmetlerini okumaya çalışırlar. Erkekler çiçeği suya bırakan kızın dikkatini çekmek için çelenkleri yakalamayı dener.
  Beirut - Brandenburg by vascopn

Vedasız Perşembe

Aslında sana anlatacak çok şeyim vardı ama sesimi hangi kutuya koyduğumu unuttum.
Onur Köybaşı

20 Haz 2012

Necip Fazıl


Zamanın olmadığı diyar acaba nasıl
kesiksiz an mıdır bundan sonraki fasıl..


16 Haz 2012



Eğleniyorlardı. Yaşıyorlardı. Ve ben, kafamın içine ve yalnız kendi ruhuma kapanmakla onların üstünde değil, altında bulunduğumu anlıyordum. Şimdiye kadar zannettiğim gibi, kitleden ayrılmanın bir hususiyet, bir fazlalık değil, bir sakatlık demek olduğunu hissediyordum. Bu insanlar dünyada nasıl yaşamak lazımsa öyle yaşıyorlar, vazifelerini yapıyorlar, hayata bir şey ilave ediyorlardı. Ben neydim? Ruhum, bir ağaç kurdu gibi beni kemirmekten başka ne yapıyordu?
Sabahattin Ali

15 Haz 2012

Claude Monet

                                                      Sunlight Effect under the Poplars, 1887

Kafka

Şimdi ve bundan sonra, sana ve kendime itiraf etmekte hala fazlasıyla zorlandığım bazı şeyleri suskunlukla geçiştireceğim.

13 Haz 2012


Hayret ne kadar şaşılası bir dünyadır, benim kimse ile bir işim yok; işte benim bu zararsızlığım ve kendi kendimle olmalarım başkalarının merakına yol açıyor.
Furuğ Ferruhzad

Hieronymus Bosch(1450 - 1516)

                                             Hieronymus Bosch - The Garden of Earthly Delights
   
                                                                                Detay

Detaylı inceleme için;
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/38/Jheronimus_Bosch_023.jpg

12 Haz 2012

5 Haz 2012

Balıkçı

                                                                      Endonezya

Birhan Keskin

Bilme, tanıma beni.... merdivenleri üçer beşer çıkmanın sevinci yok içimde

2 Haz 2012


Kimseyle konuşmuyorum. Böyle daha iyi oluyor sanki.
Bir anlamı olduğundan değil. Konuşamadığımdan da değil. Canım istemiyor sadece. Aslında canım isterse bir saksı bitkisiyle hava durumu hakkında bile konuşabilirim. Ama hiç canım istemiyor işte. Sahiden de hiçbir şey söylemeden susarsam ne demek istediğim anlaşılabilir mi ki?
Ali Lidar

31 May 2012


Kafka

Ölüm arzusu, bilgeliğe kavuşulduğunun ilk belirtisidir. İçinde bulunulan dünya katlanılmaz, bir başka dünya ise ulaşılmaz geliyordur. Ölüm arzusundan doğan utanç biter artık; nefret edilen eski hücreden alınıp ilk iş olarak nefret edeceği yeni hücresine götürüleceği anı bekleyerek yalvarır mahkum. Bunda belli belirsiz bir inancın kırıntıları da pay sahibidir; yeni hücreye nakledilirken efendi koridorun diğer ucunda görünecek, mahkuma göz ucuyla şöyle bir bakacak ve şunu diyecektir... "bu adamı yeni hücreye götürmenize gerek yok. o artık bana geliyor "

29 May 2012


                                                           

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu


Denizde dalgalar arasında boğulacağını anladıktan sonra hiçbir hareket yapmayarak kendilerini suya salıverenler ve felaketi bir an önce isteyenler gibi kendimi bırakmıştım. Bir şey ümit etmemenin rahatlığından başka barınacak ruhi bir köşem kalmamıştı. Artık hiçbir şey tahmin edemiyor, hiçbir şey beklemiyordum.
Peyami Safa

Hakan Günday

Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. Her yere aitmiş gibi davranırlar.

20 May 2012


Kendisini çevreleyen kaba saba dünyaya karşı tek bir silahı vardı; belediye kitaplığından aldığı kitaplar.
Milan Kundera

Gürbüz Doğan Ekşioğlu


İçimden Kuşlar Göçüyor

Belli yaşa gelmiş, tutkulardan arınmış, durulmuş, oturmuş kadınlara hayranlık duyar, imrenirdim. Gözyaşlarını arkalarında bıraktıklarını, sevilmeye fazla gereksinme duymadıkları için artık acı çekmediklerini düşünürdüm. Şimdi gençliğimde özlediğim yaşlardayım, ama hala olmayı umduğum kadın değilim.
İnci Aral

Beckett

Yeryüzündesin. Bunun bir tedavisi yok.

Yolda

Günlük kaygılarla ömür tüketen insanlar gördüm. Otuz dört yaşına kadar araba kullanmadım, hiç ehliyetim olmadı. Çocukluğundan beri araba kullananlar ve ilk fırsatta ehliyet sahibi olanlar tüm ömürlerini ev-iş arasında yol yaparak harcarken ben dünyayı gezdim. Garip bir tezat…
Jack Kerouac

17 May 2012


Boşuna yere herkesten kaçmış, boş yere bütün insanları kendimden uzaklaştırmışım; ama bundan sonra başka türlü yapabilir miyim? Artık hiçbir şeyin değişmesine imkân yok.. Lüzum da yok. Demek böyle olması icap ediyormuş. Yalnız söyleyebilsem.. Bir kişiye olsun içimdekileri dökebilsem.. Bunu sahiden istesem bile artık böyle bir insan bulmama imkân yok.. Bende arayacak hal kalmadı.. Kalsa da aramam.
Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

15 May 2012

Muriel Barbery

Bayan Michel'de kirpinin zarafeti var. Dışarısı dikenli bir zırhla kaplı. Tam bir kale. Ama içi yapmacıksız bir yumuşaklık ve incelikle dolu. Kirpiler haksız yere duyarsız ve uyuşuk zannedilen, şiddetle yalnız ve müthiş biçimde zarif hayvanlar.
Kirpinin Zarafeti

14 May 2012

11 May 2012

Dinlemek ve inanmak en zorudur. Anlatmak ve uydurmaktan daha zor.

4 May 2012


Kovulmuşların Evi

“Ben” dedi kadınlardan biri diğer kadına, “otuz yıldır bu evde kendi içini doldurmaya terkedilmiş bir günlük gibiyim. Sanki dört duvarla ciltlenmişim de hiç dışına çıkamamışım tutulduğum günlüğün. İlk zamanlarda bomboş sayısız yaprağım vardı, onlara bakıp umutlanırdım. Bütün kayıplarımın, o yapraklardan birinde yer bulacağını düşünürdüm. Yanılmışım. Tozunu sildiğim camlar tekrar tozlandı; pişirdiğim aşı yeniden pişirdim; büyüttüğüm çocuklar bana hep çocuk döndü; boyadığım duvarları bir daha boyadım ve her seferinde solan çiçeğin yerine vazoya, solacak yeni bir çiçek koydum. Hayatın bende dolduracağı yapraklar gittikçe azalıyor. Bundan sonrası, bundan öncekinden başka olmayacak, biliyorum. Ama yine de her akşam şu kapıyı aralarken, içimde bir genç kız, bana ne beklediğimi soruyor. Keşke bir tek bunu çözebilseydim…”
Ali Ayçil

3 May 2012

Ivan Turgenyev


Bütün dualar şöyle özetlenebilir:
Tanrım ne olur iki kere iki dört etmesin!